YERLEŞKE2023 - Türkiye Üniversite Kulüpleri Eğitim ve Gençlik Dergisi

Yazı Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa KATEGORİLER Röportaj Röportaj 111 YILLIK ŞİFA AĞACI

111 YILLIK ŞİFA AĞACI

e-Posta Yazdır PDF

 

 111 Yıllık Şifa Ağacı, Şişli Etfal Hastanesi !!

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk çocuk hastanesi olan Şişli Etfal Hastanesi 111.yılını kutlamaya hazırlanıyor. Altı ay önce Başhekimlik görevine başlayan Prof.Dr. Suat Turgut’la Türkiye’nin en önemli hastanelerinden biri olan Şişli Etfal Hastanesi hakkında konuştuk! 

Yerleşke 2023 : Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Prof.Dr. Suat TURGUT: Yaklaşık 12 yıldır bu hastanede görev yapıyorum. Kulak Burun Boğaz alanında ihtisas yaptım. Hastanenin bütün alanlarında görev yaptığımı söyleyebilirim.

Klinik şefi olarak görev yaptığım dönemde birçok öğrenci, doçent, profesör yetiştirdim. Bunun dışında hastanenin idari mekanizmalarında gönüllü olarak bazı görevlerde bulundum. Beş yıl Başhekim Yardımcılığı yine beş yıl kadar Satınalma Komisyon Başkanlığı ve Döner Sermaye Komisyon üyeliği görevlerinde bulundum. Dediğim gibi hastanenin Başhekimlik dışında tüm idari mekanizmalarında aktif olarak çalıştım şu anda da Hastane Başhekimliği görevini yerine getiriyorum. Başhekimlik, yoğunluğu ve taşıdığı sorumluluk sebebiyle herkesin kolay kolay üstlenmeye cesaret etmediği bir görev. Ama buraya gelen insanların sorunlarına, ızdıraplarına çözüm olmak, onlara daha iyi hizmet verilmesini sağlayacak şartları oluşturabilmek bizim mutluluğumuz oluyor aynı zamanda.

 

Yerleşke 2023 : Şişli Etfal Hastanesi 111 yıllık tarihiyle ve çok geniş alanlarda vermiş olduğu hizmetlerle önemli bir yere sahip hastanelerimizden biri. Ve çok özel bir kuruluş hikâyesi var. Sizden hastanenin kuruluşuyla ilgili bu ilginç hikâyeyi ve hastanenin tarihi süreciyle ilgili bilgi alabilir miyiz?

 

Prof.Dr. Suat TURGUT: Hastanenin kuruluş hikâyesi bir acıyla başlıyor. Hastanenin kuruluşunun temelinde bir babanın acısı var. Biliyorsunuz hayat bizlere bazen canımızı çok yakacak bazı acılar yaşatır. Uykularınızı kaçıran bu acılardan sonra önünüzde kapanan kapıya bakarak hayatın sizin için artık bittiğini düşündüğünüz zamanlar olur. Fakat kapanan kapının yerine yeni bir kapı açılır ve yıllar sonra o acının hayırlara sebep olduğunu görürsünüz. Artık bu olay sizin için sadece üzüntü kaynağı olmaktan çıkar böylece. İşte bu hastanenin de böyle bir hikâyesi var.

 

2.Abdülhamit Han’ın kızı, Hatice Sultan henüz bir yaşındayken kuş palazı hastalığına yakalanır. Latince ismi difteri olan bu hastalık günümüzde teknolojisi çok geri kalmış ülkelerin dışında görülmeyen bir hastalık. Ömer Seyfettin’in Kaşağı adlı eserinde kuş palazı olarak değindiği hastalık, aşısının bulunmasıyla tıp literatüründen çıkmıştır. Tabi Hatice Sultan bu hastalığa yakalandıktan sonra doktorlar çağrılıyor. O dönemde çocuk hastalıkları üzerine Berlin Çocuk Hastanesi’nde ihtisas tapan Dr.İbrahim Bey geliyor. Çok çaba göstermesine rağmen Hatice Sultan’ı kurtaramıyor. Padişah tabiî ki bu duruma çok üzülüyor. Yaşadığı bu acı dönem sonrasında çok sevdiği kızının anısını yaşatmak üzere bir şeyler yaptırmak istiyor. Medrese, cami gibi yapılar üzerinde düşünülürken, Dr.İbrahim Bey padişaha koskoca Osmanlı’da henüz bir çocuk hastanesinin bulunmadığını, bunun büyük bir eksik olduğunu anlatıyor. Böyle bir hastanenin hem Hatice Sultan’ın anısını yaşatmak hem de insanlara hizmet etmek için çok anlamlı olacağına padişahı ikna ediyor. Bu düşünceyi büyük mutlulukla karşılayan padişah, kendi öz sermayesinden 13000 altın kullanarak hastanenin kurulduğu araziyi alıyor. Böylece Osmanlı coğrafyasındaki ilk çocuk hastanesi Hamidiye Etfal Hastanesi ismiyle 1899 yılında kurulmuş oluyor. 1922’den itibaren Şişli Çocuk Hastanesi ismini alıyor.

 Birçok İlke Sahip Bir Hastane! 

İlk kez at çiftliklerinde serumlar üretilerek bu hastane de kullanılmıştır. Kalp-solunum dinleme cihazı stetoskopun, sterilizasyon sağlayan otoklavın ilk kullanıldığı hastanedir burası. Ayrıca Avrupa’daki bir çok hastaneden çok önce röntgenin kullanıldığı hastanedir aynı zamanda.

 

Yerleşke 2023: Şişli Etfal Hastanesi köklü bir geçmişi bulunan, birçok bölüme sahip aynı zamanda bazı konularda üs seçilmiş bir hastane. Dolayısıyla fazla sayıda insana hizmet sağlama durumu ortaya çıkıyor. Bunun ortaya çıkardığı güçlükler nelerdir?

 

Prof.Dr. Suat TURGUT: Şişli Etfal şehrin merkezinde bulunan bir hastane. Referans Hastanesi olması sebebiyle sadece İstanbul’dan değil Anadolu’dan da sevklerin olduğu dolayısıyla çok yoğun bir ilgiye maruz kalan bir hastane. Yaptırdığım istatistik çalışmalarıyla hastanemizi ziyaret eden günlük normal hasta sayısının 6000-6500 civarında olduğu, ‘Acil’ olarak hastanemize gelen hasta sayısının ise 800-1000 arasında olduğunu gördük. Ayrıca refakatçileriyle birlikte normal olarak gelen hastaların ortalama 1,5; acil hastaların ise ortalama3,5 kişi olduğu ortaya çıktı. 1000 yatak kapasiteli hastanemizde doluluk oranı %70 civarında. Yani günde 20-25 bin insanın geldiği bir hastane burası. Aşırı bir yüklenme söz konusu dolayısıyla güçlüklerden bahsedecek olursak maruz kaldığımız bu yoğunluk diyebiliriz.

 

Yerleşke 2023: Son birkaç aydır dünya gündemini meşgul eden, insanlarda korku oluşturan domuz gribi ile ilgili Şişli Etfal Hastanesi’nin referans hastane olduğunu biliyoruz. Bu süreci en iyi gözlemleyen kurumlardan biri oldunuz. Bu süreçte neler yaşandı?

 Prof.Dr. Suat TURGUT: İnsanlar ölüm korkusuyla hastanelere saldırdı. Sadece bu konuyla ilgili bir gecede 2000 kişi hastanemize geldi. İdarecisi, doktoru, hizmet görevlisi kısacası bütün personel mesai saatlerini gözetmeden işbirliği içine girdi. Ortopedisti, psikiyatristi bile nöbete girdi, böylece üstesinden geldik. 

Şişli Etfal Hastanesi'nin kuruluşunda (1898) çekilmiş fotoğraf hastane başhekimlik odasının duvarını süslüyor.Fotoğrafta görülen kiraz ağacından yapımış termometre tablonun üzerinde 111 yıllık hastane tarihinin tanığı olarak duruyor.

 

Yerleşke 2023: Sars, kuş gribi derken şimdi de domuz gribi ortaya çıktı. Bu hastalıkların aslında sanıldığı kadar tehlikeli olmadığı, insanlarda bilinçli olarak korku yaratıldığı ve ilaç firmalarının bundan gelir elde ettikleri ile ilgili ciddi iddialar var. Dünya’da her yıl gripten ölen insan sayısı 250-300 bin iken şu ana kadar domuz gribinden ölen insan sayısının 4500-5000 arasında olduğu biliniyor. Bu iddialarla ilgili ne söylemek istersiniz?

 

Prof.Dr. Suat TURGUT: Bizim hastanemize ölüm korkuyla gelen insanlara en büyük desteğimiz, bu hastalığın sanıldığı kadar tehlikeli olmadığını anlatmamız oldu. Onlara ‘Fazla panik yapıyorsunuz, normal gripte ne yapıyorsanız aynısını yapın, evinize gidip dinlenin, bitki çaylarınızı için’ dedik ve gerçekten insanlar gereksiz paniğe kapıldıklarını anladılar. Ben bir de bu olaya şu yönden bakıyorum; Her musibette, bir nasihat vardır, biz domuz gribi konusunda ülke olarak bir sağlık travması yaşamadık ama kişisel hijyeni öğrendik. İnsanlarda el yıkama alışkanlığı oluştu. Çocuklarımızın okul çantalarına sütle beraber jeller, kolonyalı mendiller koyulmaya başlandı. Çünkü el yıkama alışkanlığının olmayışı birçok hastalığa sebep oluyor. Oluşan bu alışkanlığın sürekli olmasını diliyorum.

 

Yerleşke 2023: Sizce dünya tıp literatürüne girecek çalışmalarımızın artması için neler yapılmalı?

 

Prof.Dr. Suat TURGUT: Devletimizin bilim ve teknolojiye ciddi yatırımlar yapması gerektiğini düşünüyorum. Teknolojiyi üreten üniversitelerle sanayi sektörü arasında iyi diyalogların, güçlü bir işbirliğinin oluşturulması gerektiğine inanıyorum. Patent sayımızın artırılması gerekmektedir bunun için de bu yönde kaynak aktarılması gerektiğini düşünüyorum. 

 

Ayrıca şunu söylemek istiyorum: Negatif yaklaşımlarla başarıya gidilemiyor. Herkesin yapacaklarına odaklanmasıyla ancak ileri gidilebilir. Bana göre insanın en başta eleştireceği kişi kendisidir. Başkalarını değiştirmek pek mümkün olmuyor. Kişi öz eleştiri yapabiliyor ve kendini düzeltebiliyorsa ancak başkalarına da örnek olabiliyor. Bir de ben şuna inanıyorum; Köklerinden, atalarından kopmuş, aidiyet duygusunu hissetmeyen insanın büyük işler yapabilmesi pek mümkün değil, bu yüzden bana göre tarihimizi çok iyi okumalı fakat orada takılı kalmadan yüzümüzü yaşadığımız çağa, geleceğe çevirmeliyiz.

 

Yerleşke 2023: Yerleşke2023, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100.yılında, her alanda dünyanın en güçlü devletlerinden biri olmasını hedef edinmiş bir neslin oluşumuna katkı sağlamak amacıyla kuruldu! Türkiye’yi iyi yazılmış senaryoların figüranı olarak değil, kendi değerleri üzerinde yükselen dünyanın en güçlü devletlerinden biri olarak görmek isteyen bir grup! Sizden bu gruba vermek istediğiniz bir mesaj bekliyoruz.   

 Prof.Dr. Suat TURGUT: Hangi mesleği yaparlarsa yapsınlar o konuda en iyi olmaya, farklı şeyler ortaya koymaya çalışmalılar. Dünyanın her yerinde mesleğini çağa uygun ve en iyi yapanlar öne çıkıyor. İyi okullarda okumak ve bu okullardan mezun olmak, bu özellikleri taşımıyorsanız pek anlam ifade etmiyor. Çalışmalı, durmadan çalışmalıyız. Gençlerde şunu görüyorum; Çağımızda bilgi kaynağı fazla ve bilgiyi elde etmek kolay olduğu için bilgide derinleşilmeden sadece yüzeysel olanı alıyorlar. Kavramları, ayrıntıları anlayarak yani kavramların altlarını doldurarak ilerlemek gerekir. 2023 yılında büyük devlet olacağımıza sizler gibi ben de inanıyorum. 

 

 

 

 

 
Reklam

e DERGİ * YENİ SAYIYI BURADAN GÖREBİLİRSİNİZ*

  
 

Haftanın Videosu

BİR ULUSU YIKMAK...

Türk Kızılayı

                                                       

YERLEŞKE 2023'ten

Kalemşörler

 

Reklam ..

Reklam ..

 

 

Destek Olalım ..

Facebook Grubumuz

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterToplam111922