İSTEDİĞİN YANIT SENİ BEKLİYOR!
SENİN SORUN HAZIR MI?
Sevgili Güneşler,
Büyük bir mutlulukla ve öz veriyle hazırladığımız derginiz yine sizlerle.
Yerleşke 2023 dergisi, evrensel insani değerlere saygılı, ülkesini, milletini ve insanlığı seven,yarınlarımızın güneşi üniversite gençliğinin sesidir.
Yerleşke 2023 dergimiz yayınına devam edecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yılı olan 2023'e kadar değil, sonrasında da çıkmaya devam edecek!.
Yerleşke 2023 üniversite kulüplerinin ve gençliğin birleştirici sancağı olmaya devam edecek! Politik söylemlerden uzak, ülkemizin birlik ve beraberliğine, kalkınmasına katkı sağlamaya devam edecek!
Yerleşke 2023, hurafelerden uzak, inançlı, insani değerlere saygılı, bilimi, yaratıcı düşünceyi rehber edinmiş, insanlığa ışık olacak gençlerin sinerji santrali olmaya devam edecek!
Yerleşke 2023, karanlığın ışığın olmadığı yer olduğunun bilincinde olarak karanlığa taş atarak savaşmayacak!
Kurtarıcı beklemeden ''O Birisi Benim!'' diyerek karanlığa ışık saçacak, GÜNEŞLERE GÜNEŞLER KATMAYA devam edecek!
Derginize hep sahip çıktınız.
Bazı sayıları birleştirerek çıkmamız bir tercihti. Yaz tatili ve ara tatilleri dikkate alarak bu kararı aldık.
Yerleske2023 internet sayfamızda ise, kulüp etkinliklerine, kulüp faaliyetlerine adres olmaya devam ediyoruz. Çok daha detaylı, sizlerin aktif katılımıyla çok daha hareketli olacak bir internet sitesi planladık. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Kulüp üyeliklerini kendiniz yapabilecek, etkinliklerinizi kendiniz duyurabileceksiniz!
Ayrıca Kalemşörler bölümümüzde yer almaya hazır olun! Bu köşe, gelecek zamanda, geleceğin yazarlarının ilk yazılarını yazdığı yer olarak anılacak!
Sizlerden her zaman yazı, haber ve manevi destek bekliyoruz.
Ülkemizin geleceği ile ilgili kaos hesapları yapılırken, kaygılar artarken Yerleşke 2023 diyor ki; Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun 100. yılında Dünyanın en güçlü devletlerinden biri olacak!
Nasıl mı?
Bütün veriler bu sonucu gösteriyor desek ve bunu ispatlasak da önemli olan bu veriler değil! Önemli olan böyle bir soruyu sormak ve bunun gerçekleşmesini hedef haline getirmektir!
Çünkü bir soru varsa, o sorunun çözümü de vardır!
Bugün yanıtını bulamayabilirsin! Sonuçta soru varsa yanıtı da vardır! Bir yerde saklıdır.
Bize düşen , o saklı yanıtı bulmaktır!.
En önemlisi hayal kurmayı UNUTMAYALIM!
Çünkü hayali olmayanın hedefi olmaz, hedefi olmayanın da SONUÇLARI OLMAZ!...
Birileri Dünya'yı yönetmeyi hayal ederek yola çıkar! Ve yönetir de! Bu insanların böyle bir hedefi olmasaydı , bu durum söz konusu olur muydu? Dünya, gel beni yönet diye beklemedi ki!
Geçen gün Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Kurumsal İletişim ve Bilgi Grubu Başkanı Sn. Ali Koç'un bir gazetede çıkan haber başlığı beni çok etkiledi: Ülkem İçin Projesiyle 'Dünyayı Kurtaran Çocuklar” yetiştirmek istiyoruz!''
Bu söz benim gözlerimi doldurdu ve haberi kesip aldım.
Açıklaması uzun; sonuçta içimden kırgındım ülkemin zenginlerine... Ön yargılarımdan utandım. Bu söz, sadece maddeyi düşünen, insani kaygı duymayan bir insanın söyleyeceği söz değildi!
Bu söz benim nazarımda, çocukların, gençlerin, ülkemin ve tüm insanlığın ihtiyacı olan en önemli sözdü, en ihtiyaç duyulacak bakış açısı bu büyülü sözde gizliydi...
Çünkü, gelecek bir tasarımdır.
Tesadüf yoktur!
Yaptıkların, yapmayı düşündüklerinden fazlası olamaz!
Yapabileceklerin de, yapabileceğini düşünebildiğin kadar olacaktır!
Evet!
Ya kendi hayal ve hedeflerimiz olacak!
Ya da başkalarının yazdığı senaryoların figüranı olacağız!
Bu kural bireyler için de geçerlidir, ülkeler için de!
Şimdi birey olarak sor kendine: Başkalarının senaryosunun figüranı olmak bana yakışıyor mu? Bu vatanı kurtarmak için yavrusunun üstündeki battaniyeyi alıp, top mermisine örten senin annen idi! Kahraman atalarının canlarını vererek bu vatanı sana emanet ettiğini hatırla ve ülken adına sor şimdi:
Şehit kanlarıyla sana emanet edilen bu vatanın, üçüncü sınıf bir ülke görülmesini, ülkene yakıştırıyor musun?
İnanıyoruz ki azim ve kararlılk önünde çaresizlik söz konusu olamaz!
Çaresizlik aciz insanların savunma mekanizması olabilir.
Lütfen alttaki yazıyı dikkatlice oku!
İçinde bulunduğun ahval ve şeraite bakmaman gereken günden önce, bugün ki kendi durumunla bir karşılaştır.
Atatürk kimin elbisesini giydi?
“Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1923'te en yaşlı üye sıfatıyla Meclis Başkanı olarak Sinop mebusu Şükrü Bey'in açılış konuşmasıyla çalışmaya başladı. Sonra Mustafa Kemal Paşa söz aldı. Sivil kıyafeti biraz üstünden akar gibiydi. Çünkü elbise Erzurum Valisi Münir Bey'e aitti ve “İstanbulin” denilen uzun ceket, boyuna göre değildi. Reye pantolon,
uzun ve eğreti duruyordu. En yakışıksız görünen de ciğer rengine çalan festi. O zamanlar bu renk makbul görünmemesine rağmen başka fes bulunamamıştı.
Atatürk'ün, açılışa, emanet elbiseyle katılması, Anadolu yollarını arşınlarken ne büyük yokluklar içinde yaşadığının kanıtı olarak hafızalarda yerini aldı...”
Daha ötesi var mı?!
Hem kendin, hem de ülkenin geleceği için;
Bir hayal kur...
O hayali hedef haline getir!...
Ve sonuç odaklı kilitlen hedefine!..
2023 yılındaki hedefini gerçekleştirmek için ve Dünya durdukça parıldayan Güneşler oluşturmak için;
Türk Gençliği, önce çaldırdığın hayali geri al...
Ve öğrenilmiş korkuları, öğrenilmiş güçsüzlüğü karanlıklardan beslenen korkuların efendisine geri ver!
Bir kurtarıcı bekleme!
''O Birisi benim!'' diyerek kendinden başla;
Ve ''O Birisi Benim!'' diyen Milyonları oluştur!
Senden sana selam olsun!



KALEMŞÖRLER























