Türkiye Üniversite Kulüpleri Eğitim ve Gençlik Dergisi

E-Posta :  Şifre :    GİRİŞ
 GİRİŞ
 ÜYE OL


PROFİLİM
Arkadaşlarım
Mesajlarım
PAYLAŞIM DUVARI
ÜNİVERSİTELER
HABER BAŞLIKLARI
Son Haberler
En Çok Okunanlar
VİDEOLAR
Son Videolar
En Çok İzlenenler
Video Ekle
TÜM YAZILAR
Sende Yazını Ekle
KULÜPLER
Kulüplerim
Kulüp Haberleri
En Etkin Kulüpler
Kulüp Ekle
ETKİNLİKLER
Etkinlik Duyuruları
Etkinlik Ekle
SON VİDEOLAR

USTA KALEMŞÖRLER tümü
SON KALEMŞÖRLER tümü
YERLEŞKE 2023'ten
TÜM YAZILAR
Sende Yazını Ekle

Takip Ettikleriniz
Giriş yapmalısınız!


Fotoğraflarla Yerleşke




Suat Turgut
7 Yazısı,
26 Takip ettiği,
22 Takipçisi,
1 Albümü,
1 Videosu,
bulunmaktadır.
Eklenme : 18.04.2011 18:40:00 | Okunma : 736
Eklenme : 17.04.2011 20:15:43 | Okunma : 404
Eklenme : 18.04.2011 11:48:06 | Okunma : 316
Eklenme : 17.04.2011 20:02:43 | Okunma : 252
Eklenme : 13.04.2011 02:13:49 | Okunma : 466
Eklenme : 08.04.2011 00:34:13 | Okunma : 700
Eklenme : 30.04.2011 22:12:26 | Okunma : 875
Yalnız Çocuk ve Ateş Böceği
Eklenme : 08.04.2011 00:34:13 - Okunma : 700
Binlerce yıl önce kurulmuş eski bir şehir vardı. Bu şehrin ortasından bir nehir akardı.

O nehrin kenarına,  ahşaptan yapılmış evler, boncuk boncuk dizilmişti ve o evler, çok güzeldi.

Bu şehirde kıvırcık saçlı, az konuşan bir çocuk yaşardı.

Çocuk, insan içine pek çıkmazdı, yalnız dolaşırdı

ve bu yüzden de herkes de ona 'Yalnız Çocuk' diye seslenirdi.

Yalnız Çocuk bazen dağlara çıkardı. Gökyüzünde yalnız uçan kartalları seyrederdi.

Onların göklerdeki süzülüşlerine hayran hayran bakardı.

Geceleri dağların üzerinde bir kandil gibi asılı duran yıldızları seyrederdi.

Bazen de nehrin kenarında dolaşırdı.

Yalnız Çocuk, nehrin çıktığı yeri, kaynağını çok merak ediyordu.

Bir gün nehrin geldiği yöne doğru yürüdü.


 ................

Şehirden çok uzaklaşmıştı. Gece olmuştu, her yer karanlıktı.

Ay ışığı da yoktu; ama o çok cesurdu, hiçbir şeyden korkmazdı.

Nehrin şırıltısını duyuyordu. Yolun bir tarafında uzun uzun ağaçlar,

diğer yanında ise yüksek dağlar vardı.

Gökyüzündeki yıldızların ışığıyla yolunu bulabiliyordu.

Karanlıkta yürürken yolun kenarında bir ışık “küme”si gördü.

Işıkları, bugüne kadar gördüğü renklere benzemiyordu,

yeşile yakındı ve öyle güzeldi ki gözlerini ondan alamıyordu.

Bu bir rüya mı diye düşündü.

 ...........


Yalnız Çocuk oradaki bir ışığa seslendi: “Sevgili ışık, sen ne şirin bir şeysin.” dedi.

Yeşil ışığın cevap vereceğini umuyordu.

Az sonra bir ses duydu:

─ O ışık benim ışığım, o konuşmaz.

─ Peki, sen kimsin?

─ Benim adım Ateş Böceği.

─ Benim de Yalnız Çocuk

─ Işığın çok güzel Ateş Böceği!

─ Evet! Benim ışığıma şairler şiir yazar. Ressamlar ışığımdan esinlenir, resimler yapar.

Karanlık gecelerde yıldızlar gökyüzünü, ben yeryüzünü süslerim.

..............


─ Işığını çok sevdim. Seni evime götüreceğim. Kendimi yalnız hissediyorum zaten.

─ Eğer beni evinde hapsedersen, ışığımı yok edersin.

Çünkü ben başka yerde yaşayamam, lütfen bu fikrinden vazgeç!

Yalnız Çocuk çok kararlıydı. Ateş Böceği çaresizdi.

 

Son bir kez Yalnız Çocuk’u ikna etmeye çalıştı:

─ Yalnız Çocuk, ben rüzgârın, ağaçların yapraklarıyla yaptığı müziği dinler, huzur bulurum.

Akan nehrin sesiyle coşar, arkadaşlarımla birlikte şarkılar söylerim.

Gökteki yıldızlarla bağ kurar, ışıklarımızı birbirimize göndeririz.

Lütfen beni kendi dünyamdan koparma.

 .................


Bu yakarışlar boşunaydı. Yalnız Çocuk:

─ Üzülme, ben sana senin dünyana benzer bir ortam hazırlarım, dedi.

Eline biraz toprak aldı. Ateş Böceği’ni avucuna koydu ve avucunu kapattı.

Ağaçtan birkaç tane yaprak aldı ve evinin yolunu tuttu.

............


Odasına girer girmez cam vazoya elindeki toprağı koydu.

Yapraklarla vazonun kenarlarını süsledi ve birkaç damla suyu, vazonun camından aşağı damlattı.

Su damlacıkları vazonun camından aşağı süzülürken,

─ işte bak, sana minik bir nehir de yaptım, dedi.

 ....................

Ateş Böceği, Yalnız Çocuk’a ne söylerse söylesin, o anlamayacaktı. Onun için cevap vermedi.

Yalnız Çocuk koltuğuna oturdu. Işığı seyrederken uyuyakaldı.

 ....................


 Birkaç saat sonra gözlerini açtığında ışığın azaldığını gördü.

Telaşlandı.

Ateş Böceği’ne:

 ─ Işığın azaldı, ne oluyor, diye sordu.

Ateş Böceği’nin gücü tükenmişti.

─ Ben böyle fazla yaşayamam Yalnız Çocuk! Senin bencilliğin yüzünden yok oluyorum, dedi.

Yalnız Çocuk çok üzüldü, Ateş Böceği’nin kendisi yüzünden öleceğini düşündü.


 

Yalnız Çocuk, Ateş Böceği’ni avucuna aldığı gibi dışarı fırladı. Koşarak onu bulduğu yere ulaştı

ve yavaşça çimenlerin üzerine, arkadaşlarının yanına bıraktı.

 .......................


Ateş Böceği’nden ayrılmadan önce:

-Özür dilerim böyle olacağını düşünmemiştim, dedi.

Ateş Böceği’nin cevap vermesini beklemeden ayağa kalktı.

....................

Başı önüne eğik, küçük adımlarla uzaklaşmaya başladı.

O sırada Ateş Böceği ona arkasından seslendi:

- Yalnız Çocuk, sen de kendi ışığını bulmalısın!

Yalnız Çocuk durdu ve Ateş Böceği’ne sordu:

-Ben kendi ışığımı nasıl bulabilirim?

-Gözler onu göremez. Kendi ışığını ancak akıl ve gönül gözüyle görebilirsin.

Sen benim ışığımı gördün, ışığımı sevdin; oysa o ışığı üreten benim. Beni sevmelisin.

Seven sevdiğini ışığına ihtiyaç duyduğu için değil, koşulsuz sever!

Sevilen de gelen sevgiyi hapsetmez. Sevene yansıtır.

Gerçek sevgiyi ancak böyle bulabilirsin.

........................


Yalnız Çocuk cevap vermedi, uzaklaşmaya devam etti.

Ateş Böceği Yalnız Çocuk’un arkasından bağırdı:

-Seni seviyorum Yalnız Çocuk!

Yalnız Çocuk da ona:

-Ben de seni seviyorum, diye cevap verdi.

Ateş Böceği, “Her zaman kalbimde olacaksın.” diye ekledi.

Yalnız Çocuk, “Sen de benim kalbimde yaşayacaksın.” diye cevap verdi.

Ateş Böceği, Yalnız Çocuk’a: “Unutma, sen benim dostumsun.” dedi.

....................

Yalnız Çocuk, Ateş Böceği’nin bu son sözünden çok etkilenmişti.

Kalbinde bir huzur oluştu.

Kendi kendine söylendi.

“Artık benim de bir dostum var, o halde ben yalnız değilim.”

Yüzünde mutluluk ışığı belirmişti.
               ...............................  

O günden sonra Yalnız Çocuk, güzel özellikleri olan her şeyle bağ kurdu.

Yıldızlarla selamlaştı.

Çiçeklerin güzelliğiyle ilgilendi.

 Bulutların yaptığı resimlere baktı.

İyi insanlarla ve hayvanlarla bağ konuştu.

Onlara sevgi verdi ve böylece dostları çoğaldı.

Dostları ona “Sevgi Dolu Çocuk” adını verdi.

Artık kimse ona Yalnız Çocuk diye seslenmiyordu.

Çünkü o kendini Yalnız hissetmiyordu.

Çünkü o kendi ışığını bulmuştu…




İsmail ŞEN - 1 yıl önce
Çok güzel bir yazı.. Hele bunu bizzat sizden dinlemek ayrı bir güzel..
Suat Turgut - 1 yıl önce
Sevgili İsmail, Sizler gibi yetenekli gençleri tanıdıkça daha çok üretesim geliyor. Yaradanın yardımıyla geleceğimizi biz tasarlayacağız. Figuran olmayacağız.
Suat Turgut - 1 yıl önce
Ekleyen kişi de kendi eklediklerini kaldırabilmeli...)
İsmail ŞEN - 1 yıl önce
tabiki :)


Adı Soyadı : Suat Turgut
Meslek / Okul : Antropoloji-Felsefe




Yazar Hakkında :
BEN SEVGİYİM

Ben aynayım,
güzellikleri yansıtırım sınırsızca

Ben çiçeğim,
açarım sırları bir bir

Ben duyguyum,
akarım çılgın ırmaklar gibi

Ben güneşim,
ışık olur aydınlatırım

Ben beyazım,
bürünürüm tüm renklere

Ben cömerdim,
v (devamı)

Sevdiğim Sözler
Hiç Ol!... Yarın terkedeceklerini şimdi terkedebilecek bilinçte olan özgürdür! (devamı)

Takipçileri tümü
Takip Ettikleri tümü
Fotoğraflarım tümü


Beğendiğim Video