GELECEK BİR TASARIMDIR!
Eklenme : 18.04.2011 11:48:06 - Okunma : 316
İSTEDİĞİN YANIT SENİ BEKLİYOR!
Senin sorun Hazır mı?
Sevgili Güneşler,
Yerleşke 2023 dergisi, evrensel insani değerlere saygılı, ülkesini,
milletini ve insanlığı seven,yarınlarımızın güneşi üniversite
gençliğinin sesidir.
Yerleşke 2023 dergimiz yayınına devam
edecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yılı olan 2023'e kadar
değil, sonrasında da çıkmaya devam edecek!.
Yerleşke 2023
üniversite kulüplerinin ve gençliğin birleştirici sancağı olmaya devam
edecek!
Politik söylemlerden uzak, ülkemizin birlik ve beraberliğine,
kalkınmasına katkı sağlamaya devam edecek!
Yerleşke 2023,
hurafelerden uzak, inançlı, insani değerlere saygılı, bilimi, yaratıcı
düşünceyi rehber edinmiş, insanlığa ışık olacak gençlerin sinerji
santrali olmaya devam edecek!
Yerleşke 2023, karanlığın ışığın olmadığı yer(!) olduğunun bilincinde olarak karanlığa taş atarak savaşmayacak!
Bir kurtarıcı beklemeden ''O Birisi Benim!'' diyenlerle karanlığa ışık saçacak, GÜNEŞLERE GÜNEŞLER KATMAYA devam edecek!
Derginize hep sahip çıktınız.
Bazı sayıları birleştirerek çıkmamız bir tercihti. Yaz tatili ve ara tatilleri dikkate alarak bu kararı aldık.
Yerleske2023
internet sayfamızda ise, kulüp etkinliklerine, kulüp faaliyetlerine
adres olmaya devam ediyoruz. Çok daha detaylı, sizlerin aktif
katılımıyla çok daha hareketli olacak bir internet sitesi planladık. Bu
konuda çalışmalarımız devam ediyor. Kulüp üyeliklerini kendiniz
yapabilecek, etkinliklerinizi kendiniz duyurabileceksiniz!
Ayrıca
Kalemşörler bölümümüzde yer almaya başlayın!
Usta Kalemşör olmak elinizde...
Bu köşe, gelecek
zamanda, geleceğin yazarlarının ilk yazılarını yazdığı yer olarak
anılacak.
Sizlerden her zaman yazı, haber ve manevi destek bekliyoruz.
Ülkemizin
geleceği ile ilgili kaos hesapları yapılırken, kaygılar artarken
Yerleşke 2023 diyor ki; Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun 100. yılında
Dünyanın en güçlü devletlerinden biri olacak!
Nasıl mı?
Bütün
veriler bu sonucu gösteriyor, desek ve bunu ispatlasak da önemli olan bu
veriler değil! Önemli olan böyle bir soruyu sormak, amaç sahibi olmak ve bunun
gerçekleşmesini hedef haline getirmektir!
Çünkü bir soru varsa, o sorunun çözümü de vardır!
Bugün yanıtını bulamayabilirsin! Sonuçta soru varsa yanıtı da vardır! Bir yerde saklıdır.
Bize düşen , o saklı yanıtı bulmaktır!.
En önemlisi hayal kurmayı UNUTMAYALIM!
Çünkü hayali olmayanın hedefi olmaz, hedefi olmayanın da SONUÇLARI OLMAZ!...
Birileri
Dünya'yı yönetmeyi hayal ederek yola çıkar! Ve yönetir de...
Dünya, gel beni yönet diye beklemedi ki!
Bu
insanların böyle bir hedefi olmasaydı , bu durum söz konusu olur muydu?
Geçen gün Koç Holding
Yönetim Kurulu Üyesi ve Kurumsal İletişim ve Bilgi Grubu Başkanı Sn. Ali
Koç'un bir gazetede çıkan haber başlığı beni çok etkiledi: Ülkem İçin
Projesiyle 'Dünyayı Kurtaran Çocuklar” yetiştirmek istiyoruz!''
Bu söz benim gözlerimi doldurdu ve haberi kesip aldım.
Açıklaması
uzun; sonuçta içimden kırgındım ülkemin zenginlerine... Ön
yargılı düşündüğümü anladım. Bu söz, sadece maddeyi düşünen, insani kaygı
duymayan bir insanın söyleyeceği söz değildi!
Bu söz benim
nazarımda, çocukların, gençlerin, ülkemizin ve tüm insanlığın ihtiyacı
olan en önemli sözdü. Gelecek bu büyülü sözde
gizliydi...
Çünkü, gelecek bir tasarımdır.
Ve Tesadüf yoktur!
Yaptıkların, yapmayı düşündüklerinden fazlası olamaz!
Yapabileceklerin de, yapabileceğini düşünebildiğin kadar olacaktır!
Evet!
Ya kendi hayal ve hedeflerimiz olacak!
Ya da başkalarının yazdığı senaryoların figüranı olacağız!
Bu kural bireyler için de geçerlidir, ülkeler için de!
Şimdi
birey olarak sor kendine: Başkalarının senaryosunun figüranı olmak
bana yakışıyor mu?
Bu vatanı kurtarmak için yavrusunun üstündeki
battaniyeyi alıp, top mermisine örten senin annen idi! Kahraman
atalarının canlarını vererek bu vatanı sana emanet ettiğini hatırla ve kendi adına sor şimdi:
Şehit kanlarıyla sana emanet edilen bu vatanın, üçüncü sınıf bir ülke görülmesini, ülkene, ve kahraman ataların torunu olan sana, bana yakıştırıyor musun?
İnanıyoruz ki azim ve kararlılk önünde çaresizlik söz konusu olamaz!
Çaresizlik aciz insanların savunma mekanizması olabilir.
Lütfen alttaki yazıyı dikkatlice oku!
İçinde bulunduğun ahval ve şeraite bakmaman gereken günden önce, bugün ki kendi durumunla bir karşılaştır.
Atatürk kimin elbisesini giydi?
“Büyük
Millet Meclisi, 23 Nisan 1923'te en yaşlı üye sıfatıyla Meclis Başkanı
olarak Sinop mebusu Şükrü Bey'in açılış konuşmasıyla çalışmaya başladı.
Sonra Mustafa Kemal Paşa söz aldı. Sivil kıyafeti biraz üstünden akar
gibiydi. Çünkü elbise Erzurum Valisi Münir Bey'e aitti ve “İstanbulin”
denilen uzun ceket, boyuna göre değildi. Reye pantolon,
uzun ve
eğreti duruyordu. En yakışıksız görünen de ciğer rengine çalan festi. O
zamanlar bu renk makbul görünmemesine rağmen başka fes bulunamamıştı.
Atatürk'ün,
açılışa, emanet elbiseyle katılması, Anadolu yollarını arşınlarken ne
büyük yokluklar içinde yaşadığının kanıtı olarak hafızalarda yerini
aldı...”
Daha ötesi var mı?!
Hem kendin, hem de ülkenin geleceği için;
Bir hayal kur...
O hayali hedef haline getir!...
Ve sonuç odaklı kilitlen hedefine!..
2023 yılındaki hedefini gerçekleştirmek için ve Dünya durdukça parıldayan Güneşler oluşturmak için;
Türk Gençliği, önce çaldırdığın hayali geri al...
Ve öğrenilmiş korkuları, öğrenilmiş güçsüzlüğü karanlıklardan beslenen korkuların efendisine geri ver!
Bir kurtarıcı bekleme!
''O Birisi benim!'' diyerek kendinden başla;
Ve ''O Birisi Benim!'' diyen Milyonları oluştur!
Senden sana selam olsun!
SUAT TURGUT
Henüz bu yazıya yorum yapılmadı.