ülkenin temellerini çürüten ve yıkılmaya iten avrupa-i istihbarat tuzağı..
Eklenme : 07.06.2011 01:50:40 - Okunma : 275
Yaşamınızın bundan sonrasını hakettiğiniz standartlarda sürdürmenizi sağlayacak ''DEVLET-İ ALİ ''nerede hani??burjuva-i dediğimiz zengin takımı hiç de haketmediği standartlarda yaşarken üstelik…hayır hayır tabiki bu kadar mükemmel bir ütopya yok kafamda, ama en azından terörün önüne geçecek, bir nebze de olsa ülke içi barışın kıvılcımlarını yakan,bir çözümün şafağında olduğumuza inanmak istiyorum.Bugün bu yazıyı yazıyor olmamın tek nedeni de: bütün bu çıkmazlara bir nebze de olsa çözümümün bir parçasını sunmak ve düşüncelerimi ölümsüzleştirmektir.YENİ DÜZEN:sıradan insanların üzerinde kurulan monarşik sistemin bir parçası..yönetenin de yönetilenlerinde ‘’İNSAN’’olduğu ele geçirilmiş ve zaptedilmiş bir uygarlık…bir ışıksaçanın nasıl potansiyel tehlike oluşturabileceğini kimse anlayamıyor ''köylü milletin efendisidir''.köy enstitülerini yıkan cahil halk ve ya yobazlar değil,bu gerici kuvvetir!!!Kemal Tahir ‘’yol ayrımı’’adlı romanında bir kahramanımızın ağzından şu değerlendirmeyi yapar:’’devrim düşmanlığı aslında cami minberlerinden yeşil bayrakları omuzlayıp,tekbir getirerek,sokağa fırlayan birkaç yobazdan gelmez!!!devrimci görünüp devrimi halkın gözünden düşürecek aptallıklar,hainlikler yapanlardan gelir!’’evet gerçekten de öyle hergün fark edilmeden beynimiz yıkanıyor.Ünlü film yönetmeni metin erksan’ın ülkemizde ki demokrasi uygulaması hakkında söylediği şu sözler anlatılmak istenilen herşeyi bir cümleyle çok güzel bir şekilde özetliyor bize.’Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?’evet sandık,bilenlerle bilmeyenleri eşitlemiyor! Demokrasi demokrasi diye geçindikleri haklıyla haksızı ayırıp fakirle zengini eşitleyebilmek değilmidir???anlatılanlar sadece kendi anlayabilecekleri bir dilden konuşuluyor ve halkın anlayabileceği dile çevrilmekten şiddetle kaçınılıyor... Osmanlı döneminde başlayan batılılaşma süreci diye adlandırdığımız süreç aslında ülkemizin yarı sömürgeye dönüşmesinin de tarihidir.Ülke olarak kendimize şu soruyu sormamız gerekir:Emparyalizme karşı kazandığımız bir istiklal savaşından sonra hangi hatalar yapıldı da ülkemiz yeniden emparyalist güçlerin egemenliği altına girdİ???tanzimatla başlayıp hepimize ıslahat ve bir takım yenilikler olarak belletilen bizi Türkleştirmeyi değil Avrupalılaştırmayı amaçlayan süreç hala devam etmekte…Bir akademisyen titizliği ile başlayıp, sorunların sebepleri araştırılır ve bir halk adamı gibi halka sunulup halkın anlayacağı dilden konuşulursa :ülkenin gidişatının değişebileceği de bir gerçektir.Milletler arası kapitalizm için ülkenin ne şekilde yönetildiği değil;kontrolün ellerinde olması önemlidir.Küreselleşme denilen ütopya hiçbir insanı değeri tanıyamayan,Emperyalist sömürünün en etkin kamuflaj malzemesi olarak kullanılan bir kılıftır.'Küresel kraliyet' için enerji ve hammadde kaynaklarını ele geçirmek ya da denetlemek ne kadar önemliyse;zihinleri fethetmek de o kadar önemlidir.Avrupanın medya, sinema endüstrisi, müzik ve edebiyat aracılığıyla kullandığı yöntem ;kitleleri avcunun içine almak için kullandığı en etkili yöntemdir.bu gücün kanıtı ise matrix filmi ve benzeri uzay filmleridir.Milyonlara okutturulan Hary potter ve yüzüklerin efendisi kitapları için yapılan reklam kampanyalarının olağanüstü boyutlarına dikkat edin.müthiş bir taktikle karşıkarşıyayız.Bu gibi kitaplar müzikler vs yerleştirmek istedikleri yeni 'küresel ahlak’ın'mesajları ile doludur.bizim neyi okuyup hangi müziği dinleyeceğimize bile bunlar karar veriyorlar.kendi ürettikleri kavramlarla düşünmeye konuşmaya itip bizi toplumumuzla kültürümüzle hiçbir ilgisi olmayan bireylere dönüştürüyorlar…ülkenin temellerini çürüten ve yıkılmaya iten bir avrupa-i istihbarat tuzağı!!!
Henüz bu yazıya yorum yapılmadı.