Özgürlük adı altında bir ''küreselleşmeye''itilen ve can çekişen cumhuriyetimizin yakın tarihi; Eski dışışişleri bakanlarından ''ihsan sabri çağlayangil''e bir macaristan ziyareti sırasında,Macar dışişleri bakanı şunları söyler:''Sayın meslektaşım,ben bugün Nutkumu macarca verebiliyorsam,bu Türklerin sayesindedir.Siz Türkler macaristan'da 150 yıl kaldınız,fakat dilimize dokunmadınız;siz olmasaydınız bugün nutkumu macarca değil almanca söylemek zorunda kalırdım''(E.Büyükelçi Bilal N. Şimşir.''Bizim Diplomatlar''sh.552)!Sizce diğer hiçbir milletin dillerine, gelenek göreneklerine dokunmayan Türkler nasıl olur da kürtlerle, alevilerle , ermenilerle bu kadar sorun yaşayabilirler??? Sizce burada bir kışkırtılma, özgürlük adı altında, zihinlere aşılanan emparyalist düşünce ve türkleri karalamak maksadı yok mudur???her seferinde sorun yaşadığımız ve bir türlü çözülemeyen bu konu niçin sürekli gündemde ve birilerinin gözüne sokulmaya çalışılıyor???Türkiyede ingilizce konuşuluyor, Türkiyede almanca konuşuluyor, kısacası Türkiyede bütün AB dilleri konuşulabiliyor,bütün sorunlar bundan ibaret değil tabiki de,Atatürk bu konuya: Ülkesini yüksek istikbalini korumasını bilen Türk Milleti,dilini de yabancı dillerin boyuduruğundan kurtarmalıdır''diyerek dikkat çekiyor.Dilde sadeleşme bir ilericilik-gericilik perdesinin arkasına gizlenen bir tasfiyeciliğe,osmanlıca arapça ve farsça kelimelere adeta düşmanlığa dönüşmüş..Batı kampına mahkum edilen Türkiye herhalde kendi kültüründen kendi lehçesinden dilinden tamamen kopmalıydı ki bu iş başarılı olabilsin.ne yazık ki iyi niyetli birçok aydına da bu aşırılıklar bir ilericilik masalı olarak yutturulabilmiştir.Bugün ülkemizde yabancı dilde eğitim bir kültürel soykırım düzeyine ulaşmıştır.Türk milleti bu kez dini ile geleneği ile göreneği ile kendisine tamamen yabancı olan bir kültürün hakimiyetine sokulmaya çalışılıyor dikkat ediniz!!Arapça,Farsça ya da Rusça öğretelim diye bir gayretleri yoktur.Bu okulları yaygınlaştırmalarının tek bir amacı vardır;öyle bir eğitim uygulansın ki Türk gençliği dinine burun kıvırsın,Tarihini bilmesin ve ecdadına barbar diye hakaret etsin.Milli şuuru olmayan böyle bir gençlik ancak bölünüp parçalanabilirdi ne yazıkki bizde bir zaafa dönüşen batılılaşma tutkusunu istismar eden yabancı devletler yabancı dille eğitimi kabul ettirerek Türk milli eğitimini, gençliği maneviyattan ve milli şuurdan yoksun bırakacak bir yola sokmayı başarmışlardır.kürtler,ermeniler VS özgürlük adı altında bir küreselleşmeye itiliyor.Kısacası bizi bölmek için başvurdukları kirli tuzaklar bunlardan ibaret değil tabiki de .Bu hasta zihniyeti aşılayanların kullandığı kirli maşalar sizce türkiyenin ileriye gitmesini istiyor olabilir mi?? ermeni meselesindeki yaklaşımlara ne demeli?AB üyeleri 24 nisanı ermeni soykırımı günü olarak kabul ediyorlar.AB ülkeleri hiç sıkılmadan küstahça bize ''AB'' ye girmek istiyorsanız ermenilere soykırım yaptığınızı kabul edin diyebiliyorlar.Hristiyan alemi tümüyle biz Türklere cephe almış durumda..Bu arada bu ermeni soykırımı iddaları konusunda bir bilimsel makalesi bile olmayan Prof.Halil Berktay'ın kendisine bu soykırımla ilgili elinde bir belge olup olmadığı sorulduğunda ise verdiği cevaba dikkat edin!!Türk düşmanlığının izlerini taşıdığı mutlak açıktır.''soykırım yapıldığını duymuştum!!Halil Berktay'ın bu zavallı açıklamasını şuurlu olarak yaptığı, ve etki ajanlığının 5. kol kapsamını aşan düzeyde sözler diye nitelendirirsek yanlış olmaz herhalde.Nerede ise ben türk düşmanıyım diye haykırmadığı kalan bir başka zat,SHP li kültür bakanı Fikri Sağlar'a da danışmanlık yapan Mehmet Altan ise şu sözleri söylüyor;Zengin olmayan bir insanın bu kadar güvenlik saplantısı içinde olmasının anlamı nedir?Birilerine göre insan önemli değil toprak önemli!Evet bu sayın profesörün vatandaşı olduğu ülke konusundaki görüşleri böyle!Bu zatın şehit kanlarıyla sulanan bu topraklarımızın sıradan sıradan arazi parçaları olmadığını bizim vatanımız olduğunu ve vatan kavramının taşıdığı kutsallığı kavrayacak bir milli şuura sahip olmadığı açıkça görülüyor ki Toprağın insandan daha kıymetli olduğunu düşünenlerin sayısı,insanı topraktan daha kıymetli bulanların sayısından çok fazla(yeni yüzyıl 28.11.1997)Bu zaatlar gibi birçoklarının topluma yaydığı hastalıklı düşünce şudur;''Kıbrıs mı? ver kurtul!Ege mi? ver kurtul.Güneydoğu mu?ver kurtul!...vatanın ne önemi var mühim olan insanlık!..''Yunanistan gerçeği söyleyen bir bilim adamını üniversiteden kovuyor,biz ise yalanları ile genç beyinleri işgal eden bu adamları baştacı ediyor ve gençlerimizi bu hasta zihnitelerin kirli maşaları olmaktan kurtaramıyoruz ne yazık ki.. Nasıl bir gaflet uykusundayız ki hala uyanmak istemiyoruz.Peki PKK militanlarını ülkesinde barındıran bu örgütün liderini elçiliğinde ağırlayıp ülkemizdeki insan hakları örgütüne maddi yardımda bulunan yunanistan'a ne demeli??Siz yunanistanın bunları insani amaçlarla yaptığına inanabiliyormusunuz peki??Türkiye'ye karşı böyle akıl almaz bir düşmanlıkla bakan emperyalist Avrupayı bir medeniyet projesi olarak kabul edip ''biz de size katılmak istiyoruz bizi de alın''diye yalvarıyoruz.Bunlar tam bir tanzimat kafası ve kimliksizlik...diye düşünüyorum, biz de onlar gibi gelişmek için başka ülkeleri mi sömüreceğiz kan mı dökeceğiz yetim hakkı mı yiteceğiz en önemlisi AB ye girebilmek için ermeni soykırım iddalarını üzerimize mi alacağız..osmanlı kapı kullarına daha fazla yetki vermek suretiyle merkezi yönetimin gücünü arttırmıştı,Fatih le birlikte hükümdarlar tek otorite haline gelmişti.Merkezi yönetimin güçlendirilmesi Osmanlının Avrupaya karşı üstünlüğünün en büyük sebeplerindendir.Peki merkezi yönetim nasıl güçlendirilmiş olabilir?merkezi idarenin gücünün azalması idari ve mali yapının bozulmasına yol açarak merkezi yönetimin zayıflamasına dolayısıyla gerilemeye devleti yıkılmaya doğru itecektir.Batılı emperyalist devletlerin ticari üstünlüğü ele geçirmeleri ekonomik,askeri toplumsal ve kültürel alanlarda sağladıkları gelişmelere de paralel olarak osmanlı'da ekonomisin çökmesi ve osmanlının kötüye gidişi de devlet adamları ve aydınlar arasında batı hayranlığının yaygınlaşmasına yol açmıştır.şurası bir gerçektir ki,Batı'nın sağı da solu da,muhafazakarları da,sosyal demokratı da emperyalisttir.Son yıllarda ülkemizde tarikatlerin sivil toplum örgütü olarak gösterilip kabul ettirilmek istenmesi,yerel yönetimlere daha büyük yetkiler verilerek görevlendirilmesi çabaları boşuna değildir...amaç merkezi devlet otoritesini zayıflatarak tarikatların ve yerel yönetiminde işbirliğiyle herşeyi daha kolay kontrol edilebilir bir hale getirebilmektir.PKK' ya sempati duyan ve himaye eden Amerikalı ve Avrupalı (sözde dostlarımız)!!bir kürt tarihi yaratmaya çalışarak Türk tarihini unutturmaya çalışıyorlar.kürdü'de, çerkezi'de, azerisi'de, beyazı'da ,siyahı'da, Türktür bizimdir.TÜRKLÜĞÜN KANINI DAMARLARINDA TAŞIYAN,VATAN VE MİLLET KAVRAMINI BENİMSEMİŞ, MİLLİ ŞUĞUR SAHİBİ ,TÜRKLÜĞÜ BENİMSEYEN HERKEZ TÜRKTÜR.BEN TÜRK'ÜM DİYEN HERKEZ TÜRKTÜR!.Türk olmak bütünlüğü istemektir,beraberliği istemektir.kısacası Türk olmak kutsaldır..''NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE''!!