ilk soru ne idi? 'ben kimim'
gibi bayagi kafa yorulasi bir soruyu ilk insanlarda,daha dogar dogmaz
sormalarini mi umduk biz yillarca?
Yani,hiçbirimiz dogar dogmaz '
ben kimim?' deyip kiçina yenecek saplagi beklememistir..'sen
acilarin bebegisin yavrum..ne güzel de agliyorsun' deyip
bagrinada basmamistir bizi anamiz.
Bize ögretilenlere göre ilk insanlar
'Adem baba ve Havva annemiz' degil mi?Dünyaya gönderilir gönderilmez
(atmosfer gözlerini yakar yakmaz yani) 'neden..'soru
edatli bir soru sormus olmalari gerek..
Adem babamiz:Neden kendime bir es
istedim?/birinci sorusu
Havva annemiz:Neden o elmayi(genel kani
elma yönünde) geri çevirmedim?/Havva annemizin ilk sorusu
Tüm sorularimizin cevabi bu iki soru
demek yanlis olmaz kanimca..Adem babamiz ve Havva annemizin bu
sorularini cevaplandirmak için onlarin deneyimlerini yasamak
gerekli.Yani Onlarin yasadiklarini yasamak.
Bu yüzden bu sorularin cevaplari
kimimize çok basit gelse de onlar olmadigimiz içün dogru cevaplar
veremeyebiliriz.
Ama kendi 'nedenlerimizi' bu
sorularla iliskilendirmeden yaratabiliriz yine de.
Hayatimiz devam ettikçe sorguya
çekiliriz..'Su kitabi okudun mu,bu filmi izledin mi..o müzigi
neden dinliyorsun,bu kiz mi sevgilin,Fransiz ihtlilalinin
sonuçlari,Celali isyanlarinin nedenleri, yedi kere dokuz,saat kaç..'
Son animiza hatta sona kadar sorguya
çekilecegiz..Sorguya çekilislerimizi sorguya çekecekleri de
söyleniyor.Size sorulan sorularin aynisi,ayni anda baskasina
soruluyor olabilir.Siz o sorularini baskasina sormus ya da soracak
olabilirsiniz.
Ben kendi 'nedenleri m i' bu
yaziyi yazmadan,uyumaya çalisirken sorguladim..Neden bu
kitabi/kitaplari okumak zorundayim,neden bu filmi izlemek
zorundayim,neden bu müzikleri dinlemek zorundayim..neden disimi
firçaliyor,neden saçimi kesmek,çayima seker atmak zorundayim diye
uzayip gittiler..
Birgün hersey doyma noktasina
ulasacak..Yazilacak,düsünülecek fikir kalmayacak..Hep ayni
düsünceleri,fikirleri okumak zorunda degilim!Ayni
senaryolari,farkli kisilerin bedenlerinde izlemek zorunda
degilim!Birgün bestelenecek ezgi kalmayacak,hatta kalmadi
diyebilirim.Tuluyhan Ugurlu'nun bile yeni ezgileri tekrarlarindan
olusmakta..
Tüm kadinlar birbirine benzerken seni
sevmem hepsini sevmem anlamina geliyor ki kisilikleriniz de farkli
diyemem!(bir de,müziği gıdası sanıp ruhumuzun
dinliyoruz ya..Ruhumuzun gıdasının müzik mi olduğunu sanıyoruz
cidden?Tamam müzik ruhumuzu okşar ama..ama dinlendirmesi söz
konusu değil bence..Ruhumuzu bir fare bedenimizi de bir top olarak
düşünelim.Fare debelenip duruyor o topun içinden çıkmak için
ama olmuyor..Ne vakit o top patlar fare çıkar,kaçar kendine
girecek yeni bir delik bulur,ruhumuz da o vakit dinlenir..Yani ölüm
ya da uyku demek istediğim.((Astral seyehate,karabasanlara,rüyalara
hiç girmeyeyim))
Neden sabah yediden aksam dokuza kadar
o kasanin basinda sürekli tüketen insanlarin kaydini tutuyorsun?
Neden sabahtan aksama kadar sadece
'wats your nem'i çocukarin beynine kazimaya
çalisiyorsun?(wats our prablim daha bir sorulasi halbuki)
Bu yaziyi da okumak zorunda
degilsin..Ben olsam bu yaziyi okumayi,ortalarinda birakmis çoktan
bir lezbiyen filmi indirip,izlemistim(ikinci filmin indirilmesi de
bitmek üzeridir muhtemelen)
Bu yaziyi okumaya devam edenlerin
akillarindan kendi 'nedenleri' söyle bir geçti mi bilemem
ama Adem ve Havva'nin 'nedenlerinden' baslamalarini tavsiye
ederim.Zamanin geçirisiniz belki,belki anlarsiniz neden bu..(once we
kiss.avi'nin indirilmesi tamamlandi)